Normal görünüm

Yeni makaleler mevcut. Sayfayı yenilemek için tıklayın.
Dünden önceki günMilliyet

Lufthansa yer personeli greve gitti

20 Şubat 2024 at 17:44

Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa’nın yer hizmetleri çalışanları Almanya genelinde greve gitti. Frankfurt, Münih, Hamburg, Berlin, Düsseldorf, Köln-Bonn ve Stuttgart havalimanlarında görevli yer hizmetleri çalışanları Birleşmiş Hizmet Sektörü Sendikası (Ver.di) talebi üzerine yerel saatle 04:00 sıralarında iş bıraktı. Grev nedeniyle havayolu şirketi uçuşların yalnızca yüzde 20’sini gerçekleştirebilirken ülke genelinde 100 binden fazla yolcu da grevden etkilendi. Yalnızla uçuşları bulunan yolcuların havalimanına gelmesi ve grev nedeniyle uçuş iptallerin yaşanabileceği uyarısı yapıldı. Berlin Havalimanı’nda da uçuşlarda yaşanan ertelemeler nedeniyle kontuarlar boş kaldı. Berlin Havalimanı'nda Luftansa yer hizmetleri çalışanlarından bazıları ise yolcuları bilgilendirmek için görevlerini sürdürdü.

Köln’de 7 uçuşun 2’si yapıldı

Köln-Bonn Havaalanında ise Lufthansa şirketine ait kontuarlar kapatılırken 7 uçuşun sadece 2’sinin gerçekleştirildiği bildirildi. Şirket çalışanları uçuşu olan yolcuların havaalanına gelmeden önce uçuşlarını kontrol etmelerini istedi. Lufthansa yer hizmetleri çalışanlarının bir ay içerisinde 2 hafta arayla ikinci kez gerçekleştirdiği grev yarın 07.10 sıralarında son bulacak.

Sendikanın talepleri

Sendika, havayolu şirketinde çalışan yaklaşık 25 bin üyesinin “maaşlarının iyileştirilmesi” için toplu pazarlık yürütüyor. Lufthansa, geçtiğimiz hafta yeni bir teklif sunarak gelecek 12 ay için yüzde 10 ücret artışı teklif etse de sendika 25 bin Lufthansa çalışanı için yüzde en az 500 euro olmak üzere yer hizmetleri çalışanı için 12,5 ücret artışı talep ediyor.
Bir sonraki toplu pazarlık müzakereleri 21 Şubat Çarşamba günü devam edecek.

Bolat, Slovakya Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Sakova ile görüştü gerçekleştirdi

20 Şubat 2024 at 16:38

Bakan Bolat, görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Slovakya’da gerçekleştirdiğimiz heyetlerarası görüşmede ekonomik ve ticari ilişkilerimizin geleceği ve geliştirilecek alanlar üzerine görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca, AB-Türkiye ekonomik ilişkilerine yönelik konularımızı da ele aldık. Bu çerçevede, karşılıklı yatırımlar, enerji, turizm ve teknoloji alanlarında iş birliği yapma potansiyelimizi derinlemesine ele aldık. JETCO mekanizması aracılığıyla bu öncelikler ve yenilenen perspektifimiz doğrultusunda, ekonomik ilişkilerimizi daha da güçlendireceğiz” dedi.

'Deprem bölgesinde aktif işgücü programlarımızı çok daha avantajlı hale getirdik'

20 Şubat 2024 at 18:56

Malatya Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleşen STK buluşmasında konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, yapılacak faaliyetleri yerinde incelemek ve ihtiyaçları tespit etmek adına şehirleri dolaştıklarını belirterek, “Özellikle sahadan halkımızdan gelen talepleri tespitleri ilk ağızdan duymak bakımından bu buluşmaları çok önemsediğimi ifade etmek istiyorum” dedi.

İmkanlar ölçüsünde her zaman insan odaklı bir yönetim anlayışını benimsediklerini belirten Işıkhan, “İşçimizin de, işverenimizin de, esnafımızın da hakkını gözetecek politikaları yürüttük. Cumhur ittifakı olarak bizim başarımızın sırrı da tam olarak burada yatmaktadır. Hamd olsun biz 21 yıldır bu azmi bu çabayı hiç kaybetmedik. Çünkü bizim yönetim anlayışımızda durmak, kendini tekrar etmek yok. Hep daha iyisi daha ilerisi ve daha fazlası var” ifadelerine yer verdi.

Geçtiğimiz yıl 6 Şubat’ta Malatya ve 10 il büyük bir yıkımla karşı karşıya kaldığını belirten Bakan Işıkhan, “Hepimizi derinden yaralayan o günün üzerinden 1 yıl geçti ancak acımız ve hüznümüz ilk günkü gibi kalbimizde yerini koruyor. Canlarımızı geri getiremeyiz ama yıkılan her şeyi eskisinden daha iyi bir şekilde yerine koyabiliriz. Gerek kamu kurumlarımız, gerek yerel yönetimlerimiz gerekse vatandaşlarımız tek yürek olup, dünyada hiçbir ülkenin bu kadar kısa sürede ve kolay kolay atamayacağı bir yıkımın üstesinden geldi ve gelmeye de devam ediyor” dedi.

Biz 1 ay gibi çok kısa bir süre içerisinde yıkılan evleri, hastanelerin yeniden yapılmaya başlanıldığını aktaran Bakan Işıkhan, “Geçici barınma alanlarımız konteyner kentlerimizi çok kısa bir sürede kurduk ve düzene koyduk. Bu bizim Cumhur İttifakı ile ne kadar güçlü bir devlet haline geldiğimizi gösteriyor. Biliyorsunuz, geçtiğimiz günlerde toplam 6 bin 181 konutumuzun kuraları çekilerek hak sahiplerine dağıtılmıştı. Şu anda ise 18 bin konut yapımı hızla devam ediyor. İnşallah en kısa sürede Malatya’daki 80 bin 221 hak sahibine konutlar dağıtılmış olacak. 11 şehrin tamamında büyük bir konut seferberliği olduğunu görüyorsunuz. Öyle ki, deprem bölgesinde önümüzdeki 2 ay içinde 75 bin, ardından her ay 15-20 bin konut tamamlanıp vatandaşlarımıza teslim edilecek. Bu rakamlar; ne kadar ivedilikle aksiyon alabildiğimizin bir göstergesidir” ifadelerine yer verdi.

Malatya’nın milli iradenin kalesi olan bir şehir olduğunu da vurgulayan Bakan Işıkhan, “İnşallah Malatya’yı, diğer şehirlerimizle birlikte el birliğiyle tekrar ayağa kaldıracağız. Özellikle çalışma hayatını, ekonomisini, üretimini yeniden canlandırma noktasında daha fazla destek olacağız. Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, tüm Bakan arkadaşlarımız, ilgili yöneticilerimiz ve kurumlarımızla birlikte Malatyalı hemşehrilerimizin deprem öncesi düzenine en kısa sürede dönebilmesi ve yaşamın normalleşebilmesi için elimizden gelen tüm gayreti göstermeye devam edeceğiz. Malatyalı kardeşimizi hiçbir şart ve ortamda yalnız bırakmadık, bırakmayacağız. Bu süreçte Valiliğimiz, Afet Koordinasyon Merkezimiz ve Belediye Başkanlarımızla, İl Başkanımız ve teşkilatımızla da irtibat halinde olmaya devam edeceğiz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak deprem bölgesine yönelik Çok önemli çalışmalarda bulunduk. Yaptığımız hamlelerle, Malatya’nın üretiminde, istihdamında, çalışma hayatında çok olumlu sonuçlar aldık. Bundan sonra da şehrimizin ulaştığı her aşamada, ihtiyaç duyduğu yeni uygulamalarla adım adım kalkınmasını sağlayacağız inşallah” şeklinde konuştu.

Bakanlık olarak deprem sonrası bölgede yaptıkları çalışmalara da değinen Bakan Işıkhan, “Olağanüstü hal ilan edilen illerde, işçilerimizin işten çıkarılmalarını sınırlandırdık. Kısa Çalışma Ödeneği ve Nakdi Ücret Desteği uygulamasını derhal başlattık. Toplum Yararına Programları derhal hayata geçirdik. Deprem bölgesinde toplamda 58 bin 75, Malatya’da toplam 6 bin 686 kişiyi TP’den faydalandırdık. Bu kapsamda 13 milyar 749 milyon lira ödeme gerçekleştirdik. Deprem bölgesinde işverenlerimizin Sosyal Güvenlik Kurumuna vermekle yükümlü oldukları her türlü bilgi, belge ve beyannamelerin son tarihini 30 Nisan 2024’e kadar erteledik. En büyük adımlarımızdan biri olarak, deprem bölgesindeki iş insanlarımızdan ve siyasetçilerimizden gelen talep doğrultusunda; Aktif İşgücü Programlarımızı deprem bölgesi için çok daha avantajlı hale getirdik. “İstihdama Dönüş Programı” adını verdiğimiz yeni uygulama kapsamında Malatya, Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Gaziantep’in İslâhiye ve Nurdağı ilçelerinde istihdam taahhüt oranını yüzde 30’a düşürdük. İstihdam süresini de fiili kurs veya program gün sayısına indirdik.

Ayrıca depremden etkilenen illerde, işverenlerin işbaşı eğitim programı ve mesleki eğitim kurslarındaki yükümlülüklerini yerine getirememeleri durumunda uygulanan yasaklılık yaptırımlarını kaldırdık. Ayrıca İstihdama Dönüş Programı ile Malatya dahil 4 il ve 2 ilçede, mesleki eğitim kursu ve işbaşı eğitim programı katılımcılarına zaruri gider ödemelerinin yüzde 30 artırarak 850 lira kadar ödenebilmesini sağladık. Uzun uzun saymayacağım diğer birçok icraatımızla Malatya’da çalışma hayatında çok ciddi sonuçları 1 yıllık süre içinde aldık. Malatya’da istihdamda ne aşamaya geldiğimizin verilerini paylaşıyorum. Deprem’den önce Malatya’da çalışan sayısı 124 bin 882 idi. Depremin ardından bu sayı yarı yarıya düşmüş, 62 bin 685’e kadar inmişti. Verdiğimiz desteklerle ve uyguladığımız programlarla biz çalışan sayısını 1 yıl içinde 62 binden 109 bine kadar çıkardık. Yani depremden önceki çalışan sayısını neredeyse yakalamış bulunmaktayız. Kısa bir süre içinde çalışan sayısı bakımından inşallah deprem öncesi dönemi yakalayacağız ve hatta üzerine çıkacağız. Yakın zamanda İstanbul’da Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin teşrifleriyle “İş Pozitif - Kadın İstihdam projemizin” duyurusunu yapmıştık. Yeni yüzyıla mührünü vuracak Türkiye’nin kadınları adına önemli bir proje olarak; kadınların gücü olmadan sürdürülebilir kalkınma hedeflerimize ulaşmamızın mümkün olmadığını biliyoruz. İş Pozitif; İstihdama yönelik eğitim veren ve çeşitli kurslar düzenleyen, işgücü ihtiyacı olan ve istihdam oluşturma potansiyeline sahip aktörler çevrimiçi olarak bir araya gelebileceği bir iş birliği sistemidir. Kadınlarımızın kayıtlı çalışma hayatına aktif olarak katılımlarının artırılması, hibe, teşvik, kredi ve muafiyetler aracılığıyla kadın girişimciliğinin yolunun açılması ve aynı zamanda işverenlerin de teşvik edilmesine önemli bir katkı sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu. Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından toplantı STK temsilcilerinin soru ve görüşleri ile basına kapalı olarak devam etti.

FABRİKA İŞÇİLERİYLE YEMEK YEDİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Malatya programı kapsamında 2'nci Organize Sanayi Bölgesi'nde bir tekstil fabrikasını ziyaret etti. Fabrikanın üretim kapasitesi hakkında bilgi alan Bakan Işıkhan, daha sonra işçilerle birlikte yemek yedi. Bakan Işıkhan, daha sonra Doğanşehir ilçesinde esnafla bir araya gelerek, sorun ve taleplerini dinledi.

SON DAKİKA HABERİ: Motorin ve Benzine indirim! EPDK başkanı açıkladı

20 Şubat 2024 at 15:47

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu son süreçte bazı ülkelerden ithal edilen ham petrol ve işlenmiş ürün fiyatlarının rafinerilere sağladığı fiyat avantajının tüketicilere de yansıtılması için harekete geçti. EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz gerek uluslararası piyasalardaki gerekse yurt içindeki fiyat hareketlerini titizlikle takip ettiklerini belirterek, ithal ham petrol ve işlenmiş ürünler ile ilgili ortaya çıkan fiyat avantajlarının tüketicilere de yansıtılması için rafinerilere yazı gönderdiklerini açıkladı.

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

"KAR OYUNLARINA İZİN VERMEMEK DE BİZİM GÖREVİMİZ"

Yılmaz, benzin ve motorin fiyatlarının serbest piyasada oluştuğunu belirterek, "Kurallar ve formül belli. EPDK olarak hem rafineri-dağıtıcı ve bayii gibi piyasa oyuncularının uygulamalarını hem de fiyat hareketlerini sıkı şekilde takip ediyoruz. Akaryakıt piyasamızın serbest yapısı elbette önemli ancak tüketicilerimizi korumak, fiyat hareketlerini titizlikle takip etmek, kar oyunlarına izin vermemek de bizim görevimiz" dedi.

İkinci el araçlarda ibre terse döndü! Tarih verildi: İşte en avantajlı dönem

BENZİN VE MOTORİNE İNDİRİM

Rafinerilere bir yazı göndererek gerekli uyarıları yaptıklarını ifade eden Yılmaz, bu doğrultuda rafinerilerin yapacağı güncelleme ile benzin ve motorinde 1 ila 1 buçuk TL düzeyinde bir indirim yaşanacağını açıklayarak, şunları kaydetti:

"Özellikle bazı ülkelerden ithal edilen ham petrol ve işlenmiş ürünler, rafineriler için önemli bir kar avantajına sebep oldu. Bunun tüketicilere de yansıtılması gerekiyor. Rafinerilerin gerekli adımı hızla atmasını ve marj oranını gönderdiğimiz yazı doğrultusunda güncellemesini bekliyoruz. Yapılacak güncelleme neticesinde benzin ve motorinde 1 ila 1 buçuk TL düzeyinde bir indirim olacaktır."

BENZİN VE MOTORİN FİYATLARI NE KADAR?

İstanbul'da benzin 41.22 lira, motorin 44.35 lira, otogaz ise 20.49 liradan satılıyor.

Ankara'da benzin 41.93 lira, motorin 44.28 lira, otogaz 19.99 liradan satılıyor.

İzmir'de benzin 42.15 lira, motorin 45.33 lira ve otogaz ise 20.07 liradan satılıyor.

Ev sahipleri dikkat: Gelir İdaresi'nden 'kira bildirimi' çağrısı!

20 Şubat 2024 at 14:31

Yapılan paylaşımda, "Kira ödeyen değerli vatandaşlarımız, Dijital Vergi Dairesi'nden giriş yaparak Kira Bildirim Formu'nda yer alan bilgileri doldurarak kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilmesine destek olabilirsiniz" denildi. Söz konusu uygulamayla mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanatları karşılaştırılabilecek. Eksik veya düşük beyan durumunda oluşabilecek vergi kaybının önüne geçilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığı, kayıt dışı ekonomiyle mücadele için, vatandaşların Dijital Vergi Dairesi üzerinden Kira Bildirim Formu'nu doldurması çağrısında bulundu.

Söz konusu uygulamayla mülk sahiplerinin beyan ettiği kira gelirleriyle kiracıların beyanatları karşılaştırılabilecek. Eksik veya düşük beyan durumunda oluşabilecek vergi kaybının önüne geçilecek.

Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan yapılan duyuru şöyle: "Kayıt dışı ekonomi ile mücadele kapsamında kira gelirlerinin tespiti ve doğru beyan edilmesini sağlamaya yönelik çalışmalar kapsamında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü verileri ve TÜİK istatistiklerinden de faydalanılarak potansiyel kiracılara ait adresler tespit edilmektedir. Buna göre mükelleflerimizi gönüllü uyuma davet etmek üzere bilgilendirme mektupları gönderilmekte ve/veya kiracı yoklama yapılmaktadır.

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

Yapılan yoklama sonucunda ulaşılamayan kiracılara belirtilen gün ve saatte, belirtilen adrese gelmeleri için ödenen kiralara ilişkin görüşme mektubu bırakılmaktadır. Bugünden itibaren görüşme mektubu bırakılan kiracı vatandaşlarımız kira ödemelerine ilişkin bildirimlerini vergi dairesine gitmeden Dijital Vergi Dairesi Uygulamasında yer alan Kira Bildirim Formu’nu doldurarak da yapabileceklerdir. Bu doğrultuda kira ödeyen tüm vatandaşlarımızı Kira Bildirim Formu’nu doldurmaya davet ediyoruz.

Kira Bildirim Formu; Dijital Vergi Dairesine (https://dijital.gib.gov.tr) kullanıcı bilgileri (kullanıcı kodu / T.C. kimlik numarası / vergi kimlik numarası) ve şifre veya e-Devlet şifresi ile giriş yapıldığında sol menüde en alt bölümde yer almaktadır.

Gazze'deki savaşta son dakika... Suudi gazetesi Elaph yazdı, Orta Doğu karıştı: 'Sinvar kaçtı!'

“Kira Bildirim Formu” alanında kullanıcılardan istenen;

- Kiracıya İlişkin Bilgiler,

- Mülk Sahibine İlişkin Bilgiler,

- Taşınmaza İlişkin Bilgiler,

- Kira Ücretinin Yatırıldığı Hesap Bilgileri,

- Bildirime İlişkin Açıklamalar

bölümlerinin doldurularak kaydedilmesi gerekmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."

Bakan Özhaseki: Kira yardımlarını sürdüreceğiz

20 Şubat 2024 at 13:55

Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adana’da Çukurova, Seyhan ve Sarıçam ilçelerinde yapımı tamamlanan bin 589 konutun kurası çekildi. ‘Deprem Konutlarının Kura Çekilişi Töreni' Yüreğir Kültür Merkezi’nde düzenlendi.

“CENNET GİBİ BİR VATANA SAHİBİZ”

Depremde hayatını kaybedenler için Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, 1 ay içerisinde deprem bölgesinde teslim edilecek konut sayısının 75 bin olacağını anlatarak, “Öncelikle başımız sağ olsun. Ölenlere Allah rahmet eylesin. Bin yıllık Anadolu medeniyetini kurduğumuz bu güzel topraklarda başımıza gelen en büyük felaket bu depremlerdir. Allah bir daha böyle felaket yaşatmasın. Ölenlere rahmet, kalanlara sağlık diliyoruz. Hasarları giderip yaraları sarmak hepimizin ve devletimizin görevi. Mutluyuz, binlerce hak sahibini evlerine kavuşturduk. Gece-gündüz çalıştık ve hiç ara vermedik. Bu 1 ay içerisinde 46 bin konutu, gelecek ay vereceklerimizle birlikte 75 bin konutu vatandaşlarımıza vermiş olacağız. Bütün herkesten helallik alana kadar buradan gitmeyeceğiz. Bu coğrafya en eski yerleşim yeri olarak geçiyor. Medeniyet bu topraklardan, bilim bu topraklardan yayılmış. Cennet gibi bir vatana sahibiz. Bizim bu topraklarımızın da 2 kusuru var birisi depremsellik, diğeri de fitne odakları bitmiyor” ifadelerini kullandı.

“ARTIK ŞEHİRLERİMİZ, DAĞLARIMIZ, İLÇELERİMİZ TERTEMİZ”

Türkiye’nin birçok bölücü örgüt ile mücadele ettiğini aktaran Özhaseki, “Birçoğunuzun yaşı geçmişi hatırlamaya yeter. Bir taraftan PKK gibi bölücü bir örgüt, bir taraftan meseleye diğer taraftan girip FETÖ’cü bir yapı, IŞİD gibi sapık bir grup. Hepsi aynı ülkeler tarafından destekleniyor. Bir seferinde Cizre’de yapılan açılış öncesi beni sosyal medyadan linç ettiler. Sabah ise onlara cevap verdim. Bana laf ediyorsunuz ama karşınızda Amerika’nın üsleri var dedim. Bana ise onlar demokrasi getiriyor dediler. Bunlar nereye gittiler de demokrasi, eşitlik götürdüler. Bunlar gittikleri her yere kan, bela, gözyaşı götürdüler. Yıllardır mücadele veriyoruz. Allah’a şükürler olsun artık şehirlerimiz, dağlarımız, ilçelerimiz tertemiz. Asker ve polislerimiz mücadelelerini hep sürdürüyor. Allah bu yavrularımızın ayaklarına taş değirmesin. Arada bir sızma yaparak canlarımızı yakmaya çalışıyorlar ama onlarla mücadele edecek gücümüz var” diye konuştu.

“5 RİSKLİ ÜLKEDEN BİRİSİ TÜRKİYE”

Türkiye’nin deprem ülkesi olduğuna dikkat çeken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, daha sonra şunları söyledi:
“Deprem konusunda hepimizin dikkatli olması gerekiyor. Bu ülke bir deprem ülkesidir. Her ne yaparsak onu bilerek yapacağız. Evlerimizi, iş yerlerimizi nereyi yaparsak yapalım bu deprem gerçeğini unutmamak gerek. 5 tane riskli ülke var ve birisi Türkiye. En riskli şehir ise İstanbul’dur. Yıkıcı deprem sayısı 231. Neredeyse her sene 2-3 yıkıcı deprem olmuş. 5 ve altındakileri saymıyoruz bile. Maddi hasar milyarlarca dolar. Biz doğa ile savaşamayız ve ona kafa tutamayız. İçeri de bir enerji var ve dışarı vuruyor. Biz bunu bilerek hareket edeceğiz. Tedbiri elden bırakmamak lazım. Her işimizi tedbirli, doğru yapmak zorundayız. Akıl, dize vurup ah etmek için değildir. Bizde böylece hareket etmek durumundayız. 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta çok şiddetli, yıkıcı ve uzun süren deprem meydana geldi. 11 ilimiz doğrudan hasar gördü. 14 milyon insanımız hasar gördü. 850 bin bağımsız bölüm yıkıldı. Böyle bir felaket ile karşı karşıya kaldık. Allah böyle bir acıyı bir daha göstermesin.”

“ONLARI VİCDANLARIYLA BAŞ BAŞA BIRAKIYORUZ”

Depremde birçok siyasi partinin deprem bölgesinde hizmet verdiğini ancak bazı kişilerin göstermelik hareketler yaptığını aktaran Bakan Özhaseki, “Depremin manevi hasarı ölçecek alet ortaya çıkmadı. Biz şu ana kadar girdiğimiz bütün evlerden ağlayarak çıkıyoruz. O evlerden acı tütmeye devam ediyor. 04.17’de Cumhurbaşkanımıza haber verildi. Oda ilk MYK toplantısında bize neler yaptığını anlattı. Bizde ona neler yaptığımızı anlattık. Bin 390 belediyeden 810 tanesi AK Partili. Ben o gün, bütün belediye başkanlarını arayıp hepsine işlerini bırakıp deprem bölgelerine gitmelerini söyledim. Sağ olsun bazı CHP’li belediye başkanları da gelip deprem bölgesinde çalıştı. Fakat milyonlarca nüfusu olduğu halde, ellerinde koca koca imkanları ve ordusu olduğu halde bazı kişiler sosyal medya orduysa gelip öz çekim yapıp gittiler. Onları vicdanlarıyla baş başa bırakıyoruz” dedi.

“1 BUÇUK SENE İÇERİSİNDE BÜTÜN EVLERİ TESLİM EDECEĞİZ”

Depremde tüm Türkiye’nin ve birçok kardeş ülkenin kenetlendiğini anlatan Özhaseki, “85 milyon bir millet evinde sıcak çorbasını içmedi, doğru dürüst uyumadı. Haccını erteleyenleri mi dersiniz, küçücük eski arabasıyla gelen kardeşlerimizi mi dersiniz hepsinden Allah razı olsun. Bu milletin içinde bir birey olmak bile yeter. İnsanoğlu dünyaya gelirken Allah’a dilekçe vermiyor. Öyle bir şey yok. Allah’ın takdiriyle dünyaya geliyoruz. Bu dünyadaki yaptıklarımızdan sorumluyuz. Hepimiz kol kola girdik ve asrın dayanışmasını gerçekleştirdik. Mart, Nisan aylarında sağlam zeminleri tespit edip inşaatlara başladık. Şu anda deprem bölgesindeki rezerv alanlarda 207 bin bağımsız bölümün yapımı devam ediyor. Şehir merkezlerinde 50 bin konutun, köylerde ise 50 bin çelik köy evinin de yapımına başlanmış durumda. Toplamda 307 bin konutumuzun inşası hızla devam ediyor. Yerinde dönüşüm için bir proje açıkladık ve binlerce kardeşimiz müracaat etti. 256 bin kardeşimiz müracaat etti. Köy evlerini çelikten yapıyoruz. 9 şiddetinde bile depremde yıkılmayacak evler yapıyoruz. Bir fon bulduk ve bütün illerimizde altyapıyı baştan yapıyoruz. Toplam altyapı civarı 60 milyar lira civarında. Adana içinde 3 milyar liralık proje hazırladık. Bu yaz itibariyle başlayıp hiçbir belediyeye yük getirmeden altyapıyı biz yapıyoruz. Diyarbakır’da dağıtılacak konutlarla bugün 46 bin konut dağıtmış olacağız. Ondan sonrada her ay gelip konutları dağıtmaya devam edeceğiz. Bugün bin 589 konutu dağıtıyoruz. Adana’da 8 bin 138 konutun ihalesi yapılmış, devam ediyor. Onları da dağıtacağız 1 buçuk sene içerisinde” ifadelerini kullandı.

“KOL KOLA GİRELİM VE BİRLİĞİMİZİ DEVAM ETTİRELİM”

Depremden 2 ay sonra sağlam zeminde inşaat çalışmalarına başladıklarını söyleyen Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki, muhalefetin kendilerini eleştirdiklerini kaydederek, “Deprem olmuş 1 gün sonra muhalefetteki partinin ileri gelenleri, ‘Bu deprem iktidarı alır götürür’ diyor. Herkes enkazın altında ailesini kurtarmaya çalışıyorken bu laflar neyin nesi. Hangi hesabı yapıyorsunuz. İlk günlerde temel atarken ‘Acelenize ne oluyor’ diyorlardı. Aradan 1 sene geçince ise muhalefet çıkmış verilen 25 konut var diyor. Ben 75 binden bahsediyorum onlar ne söylüyor. Allah bunları ıslah etsin. 75 bin konut dağıtıyoruz. Geçen bir törende 1 tane tanıdığımız var mı diye soruyorum ama kimse çıkmadı. Burada hak yenmez. Deprem üzerinden, şehitlerimiz üzerinden siyaset olmaz. Eğer görmek istiyorlarsa tek tek gelsinler göstereceğim, inşaatları gezdireceğim. Bütün evleri 1, 1 buçuk sene içerisinde teslim edeceğiz. Nereden geldiğiniz hiç önemli değil, bizler Allah’ın kullarıyız. O yüzden kol kola girelim ve birliğimizi devam ettirelim” diye konuştu.
Öte yandan Bakan Özhaseki, vatandaşlara evleri teslim edilene kadar kira yardımlarının süreceğini söyledi.
Törene Adana Valisi Yavuz Selim Köşger’in yanı sıra kent protokolü ve vatandaşlar katıldı.

Türk Hava Yolları 5 bin kişiyi işe alacak

20 Şubat 2024 at 11:23

Türkiye’de genç nüfusun en çok çalışmak istediği şirketler arasında zirvede yer alan Türk Hava Yolları, yayınladığı ‘’Take-Off 101’’, ‘’Take-Off Jr.’’ ve ‘’Take-Off Cadet’’iş ilanlarıyla uçuş ve yer çalışanı olarak birçok pozisyonda alım yapacağını duyurdu. Bu ilanlar kapsamında bayrak taşıyıcı, 2033 hedefleri doğrultusunda çalışan istihdamını artırmayı hedefliyor.

İstanbul Teknik Üniversitesi’nin düzenlediği ‘’Kariyer Zirvesi’ ’etkinliğinde, işe alım politikaları ve süreçleri hakkında konuşma yapan Türk Hava Yolları İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Abdulkerim Çay; ‘’Ortaklığımızın büyüme stratejileri doğrultusunda her yıl çalışan sayımızı artırmaya gayret ediyor; istihdamı artırma politikalarımızla Türkiye ekonomisine katkı sunmaya çalışıyoruz. 2023 yılında, uçuş ve yer ekiplerinden oluşmak üzere toplam 5.134 çalışanı bünyemize kattık. Bu yıl da yine 2023’te olduğu gibi yaklaşık 5.000 çalışanı ailemize almayı hedefliyor; iştirak şirketlerimizle birlikte takribi 84.000 olan çalışan sayımızı, 10 yıl sonunda 150 bin çalışana ulaştırmayı hedefliyoruz.’’ dedi.

TAKE-OFF 101 VE TAKE-OFF JR. İLANLARIYLA GENÇ İSTİHDAMI TEŞVİK EDİLİYOR

Take-Off 101 (Part-Time Öğrenci) ve Take-Off Jr., yetenek kazanımı programları ile kariyerine başlamak isteyenlere birbirinden farklı alanlarda çalışma imkânı sunan Türk Hava Yolları, genç nüfusun istihdamını bu ilanlarla destekliyor.

Türk Hava Yolları, Take-Off 101 (Part-Time Öğrenci) programı ile Lisans 3. sınıf ve 4. sınıf öğrencilerine öğrenimleri devam ederken, çalışma hayatını deneyimleme fırsatı sunuyor. Değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan adaylara, iki dönem boyunca toplamda 12 ay Türk Hava Yolları bünyesinde çalışma imkânı sunuluyor. 1 Ocak 1998 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere hitap eden ilana, 3. ve 4. sınıfta öğrenim gören öğrenciler başvurabilecek.

Take-Off Jr. (Yeni Mezun ve Lisans Son Sınıf Öğrencileri) programı ile de Lisans son sınıf öğrencilerine ve yeni mezunlara kariyerlerinde uçuşa geçme fırsatı sunan bayrak taşıyıcı, programın değerlendirme süreçlerini başarıyla tamamlayan yetenekli ve başarılı adaylara bünyesinde tam zamanlı çalışma fırsatı sunuyor. 1 Ocak 1997 ve sonrasında doğmuş olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençlere yönelik açılan ilana, lisans son sınıf öğrencileri ve mezunları başvurabilecek. İlanlarda iyi derecede İngilizce bilen, iletişimine ve gelişimine önem veren, yeni ve uygulanabilir fikirler üretebilen ve takım çalışmasına yatkın gençlerin tercih edileceği belirtiliyor. Her iki ilana da 10 Mart 2024’e kadar başvuru gerçekleştirilebilecek.

TAKE-OFF CADET UÇURUYOR

Take-Off Cadet (Yetiştirilmek Üzere İkinci Pilot Aday Adayı) programı ile bölüm fark etmeksizin tüm lisans mezunu ve 31.12.2003- 01.01.1994 tarihleri arasında doğmuş kişiler Türk Hava Yolları ailesine katılmak için başvuru yapabilecek. İşe alım sürecinde başarılı olan adaylar, 2 sene boyunca eğitim görecek. Adaylar, eğitim sırasında 2 brüt asgari ücret maaş, konaklama, kira yardımı, yemek kartı, sigorta ve indirimli bilet gibi haklardan faydalanabilecek. İlana 30 Nisan 2024 tarihine kadar başvuru yapılabilecek.

Türk Hava Yolları’nın yayında olan tüm ilanlarına, Türk Hava Yolları’nın kariyer sayfası olan kariyer.thy.com uzantılı web sayfasından başvuru gerçekleştirilebilir.

Kuyumcu esnafı bulamıyor: Çeyrek altın krizi

20 Şubat 2024 at 11:18

Çeyrek ve cumhuriyet altın denilen sarrafiye ürünlerini hem fiyat artışından hem darphanenin yetersiz üretiminden dolayı esnaf bulmakta güçlük çekiyor. Diyarbakır Kuyumcular ve Sarraflar Odası Başkanı Mehmet Yüksel, kentte kuyumcularının satacak çeyrek ve cumhuriyet altın bulamadığını açıkladı.

Darphanenin günlük ürün üretim kapasitesinin kent esnafının ihtiyacını karşılamadığını söyleyen Yüksel, “Diyarbakır’daki 450 kuyumcu esnafımızda çeyrek ve cumhuriyet altın serisi dediğimiz sarrafiye ürünleri bulmaktan zorlanıyoruz. Yaklaşık iki aydır sadece Diyarbakır değil, tüm Türkiye genelinde bu sıkıntı var. Bu konu hakkında oda başkanlarıyla sürekli diyalog içerisindeyiz. Bunun nedeni ise darphanemizin üretim kapasitesi yetersiz olduğundan dolayıdır. Darphaneni günlük ortalama 300 kilo altın üretim kapasitesi mevcut. Maalesef bu da talebimizi karşılayamıyor. Bundan dolayı sıkıntı yaşıyoruz" dedi.

Diyarbakır’da sadece darphane ürünlerinin satışı yapıldığını ve bu durumda mağduriyetin söz konusu olduğuna dikkat çeken Yüksel, “Bir an önce darphanenin üretim kapasitesinin yükseltilmesi gerek. 2 yıl önce 7 tonluk bir üretim tesisinden bahsediliyordu. Ama herhangi bir adım atılmamış. Bütün oda başkanlarının özellikle talebi; darphanenin üretim kapasitesinin arttırılmasından hızlanılmalıdır. Diyarbakır’a ayrılan üretimde ihtiyaç biraz daha fazladır. Bunun nedeniyse biz kentimizde yasadışı altının satışına hiçbir şekilde müsaade etmiyoruz. Sadece darphanenin ürününü esnafımız satıyor. O yüzden bizim tek ihtiyacımız darphane ürünleridir” ifadelerine yer verdi.

"Yasadışı ürün satışı yapan kişilere fırsat doğuyor"

Yüksel, son olarak şunları kaydetti: “Aslında çeyrek ve cumhuriyet altın bulunmaması dönem dönem oluyordu. Eskiden darphaneye altını götürüp sarrafiye ürün alınabilmesi için 3 gün bekliyorduk. Ama şimdi ise 20 kilogram altını darphaneye götürdüğümüzde 15 gün bekletilip öyle sarrafiye ürün alabiliyoruz. Bir kuyumcu için 15 gün az bir süre değil. Böylelikle bu da talebimizi maalesef karşılayamıyor. Biz, yasadışı altınla bu kadar büyük bir mücadele verirken ne yazık ki yasal ürünlerimiz piyasada yok. İster istemez yasadışı ürün satışı yapan kişilere fırsat doğuyor.”

Trafikte tamamen elektrikli otomobil sayısı 100 bine yaklaşıyor

20 Şubat 2024 at 11:07

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Ocak ayı motorlu kara taşıtları verilerini paylaştı. Buna göre, Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 28 milyon 951 bin 792 oldu. Yapılan hesaba göre Ocak sonu itibarıyla göre trafikte 92 bin elektrikli otomobil bulunduğu tespit edildi.

Ocak ayında 213 bin 493 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Bu ayda trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 53,1'ini otomobil, yüzde 28,2'sini motosiklet, yüzde 12,6'sını kamyonet, yüzde 2,4'ünü kamyon, yüzde 2,1'ini traktör, yüzde 1,0'ını minibüs, yüzde 0,4'ünü otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 7,1 arttı. Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 111,7, minibüste yüzde 109,9, özel amaçlı taşıtta yüzde 70,8, otobüste yüzde 47,2, kamyonette yüzde 39,9, otomobilde yüzde 25,6 artarken traktörde yüzde 50,5 ve motosiklette yüzde 21,1 azaldı.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33,3 arttı. Ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste yüzde 71,5, otobüste yüzde 62,1, motosiklette yüzde 48,4, özel amaçlı taşıtta yüzde 42,4, otomobilde yüzde 39,2, kamyonette yüzde 8,4 ve kamyonda yüzde 0,6 artarken traktörde yüzde 26,4 azaldı.

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ocak ayı sonu itibarıyla 28 milyon 951 bin 792 oldu. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,0'ını otomobil, yüzde 17,8'ini motosiklet, yüzde 15,6'sını kamyonet, yüzde 7,6'sını traktör, yüzde 3,3'ünü kamyon, yüzde 1,7'sini minibüs, yüzde 0,7'sini otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Ocak ayında 782 bin 589 adet taşıtın devri yapıldı

Ocak ayında devri yapılan taşıtların yüzde 67,8'ini otomobil, yüzde 16,2'sini kamyonet, yüzde 7,6'sını motosiklet, yüzde 3,3'ünü traktör, yüzde 2,4'ünü kamyon, yüzde 1,9'unu minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,2'sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kayıtlı otomobillerin yüzde 0,6’sı elektrikli

Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan 113 bin 269 adet otomobilin yüzde 66,5'i benzin, yüzde 13,8'i dizel, yüzde 11,4'ü hibrit, yüzde 7'si elektrikli ve yüzde 1,3'ü LPG yakıtlıdır. Ocak ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 333 bin 952 adet otomobilin ise yüzde 35,5'i dizel, yüzde 33,3'ü LPG, yüzde 28,9'u benzin, yüzde 1,5'i hibrit ve yüzde 0,6'sı elektrikli oldu. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2 olarak gerçekleşti.

Yurt dışı ÜFE artış gösterdi

20 Şubat 2024 at 11:01

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Ocak ayı yurt dışı üretici fiyat endeksi verisini açıkladı. Buna göre, yurt dışı üretici fiyat endeksi (YD-ÜFE) Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 4,57 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 4,57 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 59,27 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,72 artış gösterdi.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 59,24 arttı

Sanayinin iki sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 60,76 artış, imalatta yüzde 59,24 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 51,36 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 65,98 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 65,37 artış, enerjide yüzde 47,22 artış, sermaye mallarında yüzde 69,03 artış olarak gerçekleşti.

YD-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 4,60 arttı

Sanayinin iki sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 3,07 artış, imalatta yüzde 4,60 artış olarak gerçekleşti.

Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 3,32 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 6,03 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 4,63 artış, enerjide yüzde 4,52 artış, sermaye mallarında yüzde 5,84 artış olarak gerçekleşti.

Tataristan ve İzmir arasında ticaret köprüsü: 200’e yakın iş bağlantısı kuruldu!

20 Şubat 2024 at 10:59

Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Marat Akhmatov ve Tataristan Cumhuriyeti Türkiye Cumhuriyeti Yetkili Temsilci Yardımcısı Albert Yalışev İzmir Ticaret Odası’nı ziyaret etti. İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mahmut Erkoç’un ev sahipliği yaptığı görüşmede, Tataristan ile Türkiye’nin birbirine yakın iki millet olduğu, ülkeler arasında sıkı işbirliği ve dostluk ilişkilerinin mevcut olduğuna değinildi. Tataristan’ın Rusya ve Avrasya pazarına açılan bir kapı olduğunun altını çizen Tatar heyet, 2023 yılı itibariyle Tataristan ile Türkiye arasındaki ticaret hacminin 2.5 milyar dolara ulaştığını söyledi.

“İzmir ile Kazan arasında direkt uçuşlar başlasın”

Görüşmede Tataristan ekonomisindeki temel kaynağın petrol ve petrokimya ürünleri olduğu belirtilirken, Rusya’daki petrolün yüzde 90’ının Tataristan bölgesinde işlenerek satıldığı ifade edildi. Tatar heyeti İzmir ile Kazan arasında direkt uçuşların başlamasını arzu ettiklerini, direkt uçuşların ticari ilişkilere büyük katkı sağlayacağına inandıklarını belirtirken, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Erkoç, İzmir Ticaret Odası’nın bu konuda yapılacak girişimleri memnuniyetle destekleyeceğini belirtti.

Görüşmelerin ardından inşaattan tekstile, kozmetikten kimyasal malzemelere kadar çok çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren 13 Tatar firma ile İzmirli firmalar arasında ikili iş görüşmeleri yapıldı.

“İşbirliğimiz ticaret ile sınırlı değil”

Tataristan’ın küresel ölçekte de önemli bir aktör olduğuna, Kazan’ın ise stratejik konumu ile adeta Avrasya'nın kalbi konumunda bulunduğuna dikkat çeken İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, “Ülkelerimiz arasındaki ticaret hacmi yükselen bir grafiğe sahip ve her iki taraf da ticari ilişkileri geliştirme ve çeşitlendirme hususunda kararlılıkla çaba sarf etmeye devam ediyor. Odamızda gerçekleştirdiğimiz ikili iş görüşmelerine üyelerimizin gösterdiği yoğun ilgi bunu kanıtlar nitelikte. Bunun yanı sıra işbirliğimiz sadece ticaret ile sınırlı değil, enerji, ulaştırma, inşaat ve otomotiv başta olmak üzere birçok alanda sayıları artan Türk yatırımları ile ilişkilerimiz her geçen gün daha da derinleşiyor” dedi.

Hedef denizden 100 bin, hava yoluyla da 1 milyon turist

20 Şubat 2024 at 10:13

Dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biri olan Bodrum'a geçtiğimiz yıl 101 kruvaziyer 102 bin 479 yabancı turist getirdi. Bu yıl Nisan ayından itibaren Bodrum'a yolcu gemilerinin gelmesi beklenirken hedefin ise geçtiğimiz yılla aynı seyirde ilerlemesi bekleniyor. Bu yıl ilgili hava yolu ve yolcu gemileriyle planlamaların yapıldığını belirten Bodrum Otelciler Derneği Başkanı Ömer Faruk Dengiz, "2024 yılı içerisinde 100'den fazla yolcu gemisi ile 100 binden fazla yabancı turistin Bodrum'a gelmesi bekleniyor. Diğer yandan, hava yoluyla bu yıl Bodrum'a 1 milyonun üzerinde yolcu bekliyoruz. Ocak ayından itibaren ilgili havayolu firmalarıyla uçuş planlamaları yapıldı. 26 Mart'tan sonra yoğunluğun olacağını düşünüyoruz. Özellikle bu yılda yolcu gemileriyle ABD ağırlık turist gelmesini bekliyoruz. Bunun yanı sıra İstanbul Gala Port'tan da yolcu çıkışları yapılıyor. Aksilik olmazsa bu yıl satışların iyi olacağını tahmin ediyoruz" dedi.

Bodrum vazgeçilmez bir destinasyon olduğunu belirten Dengiz, "Bunu ispatladık ve çalışmaya devam edeceğiz. Bu yıl yine İngiltere, Rusya, Almanya, Polonya gibi ülkelerden Bodrum'a yolcu beklemekteyiz" diye konuştu.

Yusufeli Viyadüğü'nde sona doğru! Yol süresi 25 dakika kısalıyor

20 Şubat 2024 at 10:13

Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada, Artvin’de yapılan Yusufeli Barajı ve HES nedeniyle değişen kara yolu ağı kapsamında inşası süren Yusufeli Merkez Viyadüğü’nde çalışmaların sona geldiğini bildirdi.

Uraloğlu, Yusufeli Barajı’nın Çoruh Nehri üzerinde inşa edilen, temelden 275 metre yüksekliğiyle kemer baraj sınıfında Türkiye’nin birinci, dünyanın 5’inci en yüksek barajı olduğunu belirterek, Yusufeli Barajı’nın ve HES nedeniyle, Yusufeli ilçe merkezinin ve 7 köyün tamamen sular altında kaldığını hatırlattı.

Uraloğlu 7 köyün yerleşim yerlerinin değişmesi için devletin her durumda olduğu gibi o süreçte de hızla hareket ettiğini kaydederek, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 22 Kasım 2022’de katıldığı törenle vatandaşlarımız evlerini teslim almıştı. Hak sahipleri eski ilçe merkezinin üst kotlarında bulunan Sakut ve Yansıtıcılar bölgesinde inşa edilen yeni yerleşim yerine taşındı. Hiçbir vatandaşımız mağdur edilmedi.” ifadelerini kullandı.

İkinci el araçlarda ibre terse döndü! Tarih verildi: İşte en avantajlı dönem

YUSUFELİ MERKEZ VİYADÜĞÜ İNŞAAT ÇALIŞMALARINDA SONA GELİNDİ

Yusufeli ilçesinde yeni ilçe merkezine ulaşımda önemli rol oynayacak olan merkez viyadüğünün de oldukça önemli olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, “Yeni ilçe merkezini mevcut kara yoluna bağlayacak olan baraj gölü üzerinde 150 metre yüksekliğinde 685 metre uzunluğunda, dengeli konsol ve dökme sistemi kullanılarak inşa edilen viyadük için çalışmalarımız hızla sürüyordu. Çalışmalarda artık sona geldik.” İfadelerini kullandı.

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

HEM ZAMANDAN HEM YAKITTAN TASARRUF SAĞLANACAK

Bakan Uraloğlu, Yusufeli Barajı’nın yükselen suları ile kapanan vadi güzergâhındaki yolların yerine yeniden inşa edilen kara yolu güzergâhında iki yakanın birleştirilmesi için Yusufeli Merkez Viyadüğü’nün yapıldığını ve son işlerin yapılarak çalışmaların tamamlandığını belirtti.
Köprü üzerindeki asfalt çalışmalarının da bir an önce tamamlanarak viyadüğün hizmete açılacağını kaydeden Uraloğlu, köprünün tamamlanması ile birlikte şu an kullanılan 16,2 kilometrelik yolun 685 metreye ineceğini ifade etti.

Uraloğlu, viyadüğün bitmesiyle Artvin’e gidiş geliş saatinde yaklaşık 25 dakika zaman kazanılacağının da altını çizerek hem zamandan hem de yakıttan tasarruf edileceğine dikkati çekti.

“Şubat ayına ilişkin 872,4 milyon TL Sosyal ve Ekonomik Destek ödemesi yaptık”

20 Şubat 2024 at 10:09

Çocuklara yönelik hizmetlere özel önem verdiklerini ve çocukların farklı ihtiyaçlarını gözeterek hizmetlerini çeşitlendirdiklerini kaydeden Bakan Göktaş, bu doğrultuda Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ile çocukları, ailelerinin yanında ve sosyal çevresi içerisinde desteklediklerini ifade etti. Bakan Göktaş, çocukların milli değerlere sahip, kendine güvenen, eğitimli ve sağlıklı birer fert olarak yetişmeleri için tüm gayretleriyle çalıştıklarını belirterek, “Bu kapsamda çocukların sosyal açıdan desteklenmesi ve eğitim giderlerinin karşılanması için Şubat ayına ilişkin 872,4 milyon TL SED ödemesi yaptık” dedi.

Aile bütünlüğünün korunmasına ve çocukların ailelerinin yanında geleceğe hazırlanmasına önem verdiklerini vurgulayan Bakan Göktaş şunları söyledi:

“Çocukların aile ortamında büyümelerinin, toplumsal değerlerin korunmasında vazgeçilmez bir rolü olduğuna inanıyoruz. Aile odaklı sosyal hizmet modellerimiz ile çocukların öncelikli olarak aile şefkati ve sıcaklığı ile yetişebilmeleri için gayret gösteriyoruz.”

Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı'dan 'turistik gezi' eleştirilerine cevap

20 Şubat 2024 at 09:24

Türkiye'nin ilk astronotu olan Alper Gezeravcı, CNN TÜRK Özel Haberler Şefi Fulya Öztürk'ün sorularını yanıtladı. şte Gezeravcı'nın açıklamalarından öne çıkanlar:

Herhangi bir adaptasyon sorunu çekmedik. Bıraktığımız noktadan devam ediyoruz. Uzaya erişen BM listesindeki 193 ülkenin içinde 22'nci ülke olmamızın gururunu yaşıyorum. Ülkemizin ne kadar ayrıcalıklı konumu olduğunu görmekten etkilenmişimdir. Müthiş bir lokasyondayız, bu görüntüyü uzaydan ülkemizle birlikte tüm kıtaların konumlanmasına erişmekten etkilendim.

İkinci el araçlarda ibre terse döndü! Tarih verildi: İşte en avantajlı dönem

(Turistik gezi eleştirileri) Eleştirilerin hepsine saygı duyuyorum. Hepsinden öğrenebileceğimiz bir şeyler var. O insanlarımızın da kendi değerlendirme kriterleriyle düşündükleri vardır. Üzülmedim, her görüşe saygılıyım. Elde edilen başarı birey olarak Türkiye'nin yetiştirdiği birisiyim. Dolayısıyla burada bütün kredi ülkemizin ve devletimizin kredisi. Bu konuda eleştirilerine dile getirenlere saygılarımı sunuyorum, eleştiri sınırlarını belirlerken herhangi bir şeye ket vurduklarında aslında ket vurdukları konu kendi çocuklarının gelecekleri. Bu konuda dikkat etmeleri gerekiyor.

(Uzay yolculuğuna hazırlık süreci) Çok yoğun bir hazırlık süreci geçirdik. Biz bunu 100. yılımızda ilk defa yapacağımız için başarıya odaklandık. Çok şükür yoğunluk hazırlık süreciyle başarısızlığa çok da tahammülümüzün olmadığını göz önünde bulundurarak müthiş bir hazırlık süreci geçirdik. Havacılık hep hayalimdi. Uzayı hiçbir zaman hayal bile etmeye cüret edememiştim.

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

(Uyku süreci) Normalde dünyadaki zamanla yaşıyoruz. 24 saat olarak yaşıyoruz. 6'da kalkıp 10'da sonlanan döngümüz var. 14 gün kalan insan için uyku lüks kalıyor. Havacılık tecrübemden kaynaklı bünyeyle ilgili uykuyu sekte olmadığını bilerek kontrollü olarak kısaltarak faaliyet gösterdim. Spor yaparak görevimi yaptım. Ortalama 4-5 saat uyudum. Ayakta da ters de uyuyabilirsiniz, vücut bunu algılamıyor. 6 ay kalan astronotların yerleri var. Bizim kalış imkanımız uyku tulumlarını modüle sabitleyerek oldu. Taşıma gibi gerekliliği yok tulumun. Sizi sabit tutması gerekiyor. Yemekler tabakta servis edilmiyor. Su muhafazalı alüminyum kaptan kelepçeli pipetlerle içip sonra ağzını hemen kapatmanız gerekiyor. Türk mutfağını biliyorsunuz, hakikaten tüm dillere düşmüş mahareti var. Türk mutfağını herhangi mutfakla kıyaslama imkanı yok. Annem babam hazırlık yapmışlar.

44 yaşına gelen biri olarak bu başarının elde edildiğini görebilmiş bir abinizim. Damarlarınızda dolaşan asil kanın bilinciyle tüm dünyada gurur duyduğumuz pratik zekamızı verimli işlerde kullanıp her işi başarabilirsiniz.

İkinci el araçlarda ibre terse döndü! Tarih verildi: İşte en avantajlı dönem

20 Şubat 2024 at 08:26

Milliyet.com.tr/ÖZEL Geçtiğimiz yılın aralık ayına kadar gerileme gösteren ikinci el araç fiyatlarında yeni yıl itibarıyla yön değişti. Şu anda araç almak isteyen vatandaşların aklındaki soru ise ‘fiyatlar daha da artacak mı? oluyor. Peki araç almak için hangi dönem daha cazip? İkinci elde en çok satılan 5 model belli oldu.

VavaCars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli ve İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel ikinci elde fiyat artışının nedenlerini ve kilometre, araç yaşı ve modeline göre en çok tercih edilen araçları sıraladı. İki uzman isim sektöre ilişkin çarpıcı detayları milliyet.com.tr’ye açıkladı.

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

VavaCars Perakende Grup Başkanı Serdıl Gözelekli ‘nin açıklamaları şu şekilde: “VavaAI Fiyat Endeksi’nin Ocak 2024 sonuçlarına göre eylül ayından itibaren düşüşe geçen, aralık ayında ise sabit kalan ikinci el araç fiyatları, yeni yılla birlikte yeniden artışa geçerek yüzde 3 yükseldi. Önümüzdeki aylarda da fiyatların kur ve enflasyona paralele bir artış göstermesini bekliyoruz.

İŞTE FİYATLARI YÜKSELTEN SEBEPLER

2023 yılının tamamına baktığımızda, ikinci el araç fiyatları, enflasyon ve döviz artışına paralel bir yükselişle yılı kapattı. Bu yükselişin birkaç temel sebebi var. Öncelikle sıfır otomobillerin fiyatlarında yaşanan artış, ikinci el araçlara olan talebi artırdı. Ayrıca son dönemde ulaşım tercihlerinde yaşanan değişim, bireylerin kişisel araçlara yönelimini artırdı ve ikinci el araç talebini tetikledi. İkinci el otomobil tasarrufun korunmasını sağlarken, bir yandan da sürüş ve ulaşım konforu getiriyor. Bunların yanı sıra araç fiyatları, enflasyon ve kur gibi göstergelerle çok paralel bir trend izliyor. Bu faktörlerin bir araya gelmesi, ikinci el araç piyasasında değer artışını da beraberinde getirdi.

TARİH VERİLDİ: ‘İKİNCİ ELE TALEP ARTACAK’

2023’ün son aylarındaki gerilemeye rağmen ikinci el araçlar, yılı enflasyon ve kur artışına paralel bir artışla kapatarak hem alıcılarına hem de satıcılarına kazandırdı. Global enflasyona ve artan üretim maliyetlerine bağlı olarak sıfır araçlara gelen yeni yıl zamlarının da etkisiyle ikinci ele olan talebin haziran ayına kadar giderek artacağını öngörüyoruz.

Hataykrizinde son karar Savaş!

ARAÇ ALMAK İÇİN EN AVANTAJLI DÖNEM

Fiyatların sıkı para politikasının da etkisiyle kur ve enflasyonla paralel biçimde yukarı doğru seyrinin devam etmesi bekleniyor. Bu nedenle aracını değiştirmek veya yeni bir araç almak isteyenler içinde bulunduğumuz dönemi iyi değerlendirmeli. Yani şubat ayı, araç sahibi olmak isteyenler için avantajlı bir dönem. 2024 yılının genelinde ise, ikinci el araç piyasası, alıcılar ve satıcılar arasında sağlıklı bir denge oluşturarak her iki taraf için de fırsatlar sunmaya devam edecektir. Bu çerçevede özellikle tüketicilerin uygun maliyetli krediye ulaşımı konusunda kolaylıklar sağlandığında, pazarın ilk 6 ay sonunda 2023’ün ilk yarısını da geçecek bir büyüme kaydetmesini bekliyoruz.

İKİNCİ ELDE EN ÇOK SATILAN 5 MODEL!

Bu yıl da tüketicilerin araç tercihleri 2023 ile benzer şekilde seyrediyor. En çok satılan modeller arasında Fiat Egea yine zirvede yer alıyor. Onu sırasıyla Honda Civic, Renault Clio, Renault Megane ve Volkswagen Polo izliyor. Bu 5 model, geçtiğimiz yıl toplam araç satışlarının yüzde 28’ini oluşturdu.

MODEL YILI OLARAK EN ÇOK TERCİH EDİLENLER HANGİLERİ?

2020 ve 2021 model araçlar, ikinci elde en çok ilgi gören model yılları olurken, onları sırasıyla 2017, 2016 ve 2015 yıllarında üretilen araçlar takip etti.

‘120 BİN KM ALTINA TALEP FAZLA’

Buna paralel olarak satılan araçların yüzde 35’ini 40 bin kilometre, yüzde 88’sini 120 bin kilometre altı araçlar oluşturdu.

İŞTE FİYAT ARALIĞINA GÖRE EN ÇOK TERCİH EDİLENLER

Diğer yandan fiyat aralıklarına bakıldığında ise, 500 bin ile 1 milyon TL arasındaki araçların satışları öne çıktı. Söz konusu fiyat aralığı, satılan toplam araçların yüzde 89’unu kapsadı.

‘TALEBİN YENİDEN YÜKSELMESİNİ BEKLİYORUZ’

2023 yılının ilk 8 ayında yaşanan yüksek fiyat artışının ardından, eylül ayıyla birlikte piyasada dengelenme görüldü. Ticaret Bakanlığı’nın aldığı önleyici kararlar, talepte bir miktar azalma, sıfır araç üretimindeki kısmi artış ve tedarik zincirindeki iyileşme bu durgunluğa yol açan faktörler arasında sayılabilir. Özellikle Bakanlık tarafından ikinci kez 6 aylığına uzatılan, 6 ay 6 bin kilometre sınırı ve ikinci el araçların sıfır araç liste fiyatından daha pahalıya satılması yasakları, piyasada suni olarak yükseltilen fiyatları düzenlemesi açısından çok isabetli adımlar oldu.

Bunların yanında özellikle kasım ayında yaşanan düşüşün ardından aralık ayında fiyatların sabit kalması, ikinci el araç fiyatlarının inebileceği en düşük seviyeye ulaştığını gözler önüne serdi. 2023 yılı boyu etkisini sürdüren yüksek enflasyon ve kurdaki dalgalanmalar göz önüne alındığında, ikinci el araç piyasası hem alıcılar hem satıcılar için oldukça önemli avantajlar sundu.

Fiyatlar, yeni yılda da enflasyon ve kur ile benzer şekilde hareket edecektir. Bu noktada, özellikle kredi faizlerinin dengeye gelmesi, tüketicilerin uygun maliyetli krediye ulaşımının kolaylaştırılması, finansman konusunda kredi kartıyla vadeli ve parçalı ödeme gibi kolaylıkların sağlanmasıyla talebin yeniden yükselmesini bekliyoruz.”

İMAS BAŞKANI ERTEMEL: LİSTE FİYATLARINDA ARTIŞ GÖZLEMLEDİK

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan İstanbul Motorlu Araç Satıcıları Derneği (İMAS) Başkanı Hayrettin Ertemel şu ifadeleri kullandı:

“Geride bıraktığımız 2023 yılının ikinci yarısında piyasayı regüle etmek ve olağan dışı fiyatlamaları kontrol altına almak adına atılan adımlar ve sıfır araçta global üretim adetlerinin tekrar yükselmesi neticesinde sıfır km fiyat düşüşlerine uygun zemin hazırlandı.

%20’ye varan indirimli fiyatlar kullanıcılara sunulurken, bu süreçte artan döviz kuruna rağmen fiyatların düştüğü göz önünde bulundurulursa, indirim oranlarının %25-30 gibi önemli seviyelere ulaştığını söylemek mümkün.

2023 yılında sıfır otomobilde sağlanan fiyat düşüşleri, ikinci el pazarına da olumlu yansıdı. İlk olarak fahiş fiyatlamalar ortadan kalktı ve kamuoyunu sıkça meşgul eden “ikinci el otomobil fiyatları sıfır fiyatlarını geçti“ konusu gündemden düşmüş oldu.

FİYAT ARTIŞINI ETKİLEYEN UNSUR

Devam eden süreçte özellikle kasım-aralık aylarında reel fiyatlarda da düşüşler kayda geçti. Yeni yıl ile birlikte, yeni yıl maliyetleri ve güncel döviz kuru gibi etkenler sebebiyle sıfır otomobil liste fiyatlarında bir miktar artışa gidildiğini gözlemledik. İkinci el otomobil fiyatlarını direkt etkileyen faktörler sıfır km fiyatları ve talep. Sıfırda uygulanan fiyat artışı, ikinci el etiket fiyatlarına %2-3 oranında yansımış durumda.

‘REEL FİYATLAR HALA ARALIK AYI SEVİYESİNDE’

Ancak talebin istenen seviyede olmaması sebebiyle alıcı bulabilen reel fiyatların halen aralık ayı seviyesinde olduğunu söylemek mümkün. Bu açıdan bakıldığında artan sıfır fiyatlarına rağmen sabit kalan ikinci el fiyatlarının avantajlı konumda olduğu söyleyebiliriz.

‘İKİNCİ ELİ CAZİP HALE GETİRECEK’

Önümüzdeki süreçte maliyet, enflasyon ve kur gibi faktörlere bağlı olarak sıfır km fiyatlarında artış yaşandığı takdirde, fiyat makasının daha da açılması ikinci eli çok daha cazip hale getirecektir. Bu sebeple mevsimsellik etkisiyle de birlikte ilkbahar aylarında talebin ikinci ele kayacağı kanaatindeyiz. Bu süreçte yükselen taleple birlikte ikinci el fiyatlarında da artış görülebilir.

‘OTOMOTİVDE İKİNCİ EL DÖNEMİ OLACAK’

Piyasaya daraltıcı etkisi olan krediye erişimde yaşanan zorluklar ve yüksek kredi oranları gibi faktörlere karşın takas gibi usullerin ön plana çıkacağı, satış adetleri her iki pazarda da geçmiş yıl kadar olmasa da, özellikle yılın ikinci yarısının “otomotivde ikinci el dönemi” olacağı görüşündeyiz. Özetle var olan koşullar ve gelecek dönem öngörüleri dahilinde, mevcut reel ikinci el fiyatları cazip konumda. Otomobil almak isteyen kullanıcılar mevcut fiyatlamaları değerlendirerek, bütçe ve ihtiyaçları doğrultusunda ikinci el piyasasını inceleyebilirler.

‘3 YAŞA KADAR ARAÇLAR AVANTAJLI’

Ülkemizde gerek sıfır gerek ikinci el satışa sunulan otomobillerde en çok C Segment Sedan aile otomobilleri tercih ediliyor. B Segment Hatchback otomobiller de tercih edilen sınıflar arasında. Sıfır otomobil fiyatlarının bir miktar artması ve ikinci el reel fiyatlarının halen sabit olması sebebiyle özellikle 3 yaşa kadar olan genç ikinci el otomobil fiyatlarının avantajlı konumda olduğunu söyleyebiliriz. Fiyatların düşmesi ile birlikte 4 ile 10 yaş arasında fiyat baremi 500-600 bin TL olan, otomatik sedan veya hatchback modeller mevcut. Geçmişte bu barem 750.000 TL’den başlıyordu. 600-700 bin TL arasında ise SUV-Pikap araçlar mevcut piyasada bulunabiliyor.

‘SONBAHARDA SATIŞLAR PİK YAPACAK’

İkinci el pazarındaki durağanlığın birkaç sebebi var. Yüksek mevduat oranları, krediye erişimde yaşanan güçlükler ve bulunabilen kredi oranlarının yüksek olması başlıca sebepler. Öte yandan içinde bulunduğumuz dönemde kullanıcı refleksinin sıfır otomobilde olması etkili faktörlerin en başında geliyor. İlkbahar ayları itibarıyla fiyatların tamamen dengelenmesi ve mevsimsellik etkisiyle birlikte ikinci elde de hareketlenme başlayacak ve satış adetleri hedeflenen seviyelere ulaşacaktır. Yılın son çeyreği için öngörülen mevduat ve kredi oranlarının piyasa lehine dönmesi halinde ise, satış adetlerinin pik yapacağı dönem sonbahar ayları olacaktır. Özetle geçmiş yıl kadar olmasa da tüm daraltıcı etkilere rağmen 2024 yılında da otomobil piyasasının hacmini koruyacağı kanaatindeyiz.”

Hükümet çalışma süreleri için düğmeye bastı! Mesai saatleri kısalıyor

20 Şubat 2024 at 08:20

Milliyet.com.tr/ÖZEL Çalışma hayatına ilişkin mevzuat dağınıklığını gidermek, güncellemek ve yenilemek amacıyla Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu bir süredir çalışma yürütüyor. O çalışmalar kapsamında çalışma saatlerinin düşürülmesi ve mesai ücretlerinin gözden geçirilmesi de var.

Peki Türkiye’de çalışma süreleri ne kadar düşecek? Mesai saatlerinin azalması maaşları düşürür mü? Konuyla ilgili beklentilerini milliyet.com.tr’ye açıklayan Sosyal Güvenlik Müşaviri Emin Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“İş kanunumuz doğrultusunda çalışma süreleri kamu sektöründe haftalık 40 saat, özel sektörde ise haftalık 45 saat üzerinden değerlendirilmektedir. Burada 5 saat üzerinden bir kısaltma olacağını düşünüyorum. Yani özel sektörde çalışma süresinin 40 saat, kamu sektöründe 35 saate düşürülebileceği kanaatindeyim.

Kredi kartlarında nasıl bir değişiklik yapılacak? Prof. Dr. Murat Ferman cevapladı

DÜNYADA ORTALAMA ÇALIŞMA SÜRELERİ NE KADAR?

Dünyadaki örneklerine baktığımız zaman ABD’de tam süreli çalışmalar haftalık olarak 35 ile 40 saat arasında değişiklik göstermektedir. Fransa’da devlet tarafından haftalık 35 saat ile sınırlandırılmaktadır. Almanya’da ise 35 ile 40 saat arasındadır. Birleşik Krallık’ta haftalık 37,5 saat, İspanya’da 36 saat, Hollanda’da 36 saat civarındadır.

HÜKÜMETİN ÇALIŞMA YÜRÜTTÜĞÜ BAŞLIKLAR NELER?

1952 yılında kabul edilen 5953 sayılı Basın İş Kanunu, 1967 yılında 854 sayılı Deniz İş Kanunu, 2003 yılında kabul edilen ve yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunlarının Türk İş Kanunu adı altında birleştirilip düzenleneceğini, çalışma saatleri, ücret politikaları, yasalardan gelen dağınıklık, toparlayıcı ve bütünleyici bir iş hukuku ve buna entegre olan sosyal güvenlik hukuku, iş sağlığı ve güvenliği yasalarının da buna uygun hale getirilebileceğini söyleyebiliriz.

DÜZENLEME NE ZAMAN DUYURULUR?

Buradaki çalışmalarda aşamalı bir süreç üzerinden gidileceğini düşünmekteyim. Özellikle hükümetin seçim beyannamesinde, 2023-2025 Orta Vadeli Program’da (OVP), 2024-2028 Çalışma Bakanlığı Stratejik Planı’nda bunların sinyallerini görmüştük. Şu anda Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu tarafından ilgili tarafların çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz. Düzenlemenin biraz daha olgunlaştığı takdirde kamuoyuyla paylaşılacağını tahmin etmekteyim.

MESAİ SAATLERİNİN KISALMASI ÇALIŞAN VE İŞVERENLERİ NASIL ETKİLER?

Yeni çalışma modelleri hayatımıza girmektedir. Pandemi sonrası hayatımıza giren uzaktan çalışma modeli vasıtası ile esnek çalışma, hibrit çalışma usulleri gibi terimler çalışma hayatına yerleşmiş bulunmakta. Bu modellerin yasal alt yapısının oluşturulacağını tahmin etmekteyim.

Gazze'de yürek burkan çözüm! Hayvan yeminden ekmek

Dünyada dört gün çalışma üç gün tatil uygulaması deneniyor. Hatta bununla ilgili mesai saatlerinin kısaltılması ile alakalı uzmanlar tarafından araştırmalarda şu sonuçlar çıkmıştır.

İŞÇİ VE İŞVEREN YÖNÜ FAYDALARI

-Çalışan personellerin zihnen ve fiziken daha sağlıklı hale getirilip, bu sayede bireyin hastalık izinlerinin azalacağı,

-İnsan kaynaklarında yedek insan gücünün daha az sayıda bulundurulacağı,

-4 günlük çalışma ve 3 günlük tatil vasıtası ile bireyin kendisine ve ailesine daha fazla zaman ayıracağı,

-Bu çalışma modeli vasıtası ile iş arayanlar bu uygulamayı yapan şirketleri cazip görecek ve işveren için daha fazla yetenekli insan bulunarak şirkete katma değer artacak.

-İş yeri ile ilgili personel maliyetlerinin azalması, örnek yemek maliyeti, enerji maliyeti yol ve servis maliyetlerinin daha hesaplı hale gelmesi,

Bu yöntemle çalışanın bireysel gelişimine daha fazla zaman ayırması vasıtası ile hem kendisine hem de çevresine fayda sağlamasını söyleyebiliriz.

İŞÇİ VE İŞVERENE DEZAVANTAJLARI

-Bu uygulama maaş ve üretkenlik için şüphe uyandırdığına inanan bazı işverenler vasıtası ile uygulamaya tam anlamı ile geçiş sağlandığında ücretlerde küçük bir miktarda olsa düşüş yapılmasını savunan bir grup mevcut,

-Sistemin bütün sektörler için farklı değerlendirilebileceğini, hizmet, imalat sanayi, lojistik gibi işkollarında bazı fiziksel sınırlar getirebileceği,

Kurumsal bir şirkette departmanlar içerisindeki görev sorumlulukları vasıtası ile çalışma modelinin tüm şirketi değil de sadece bir kısmını kapsaması şeklinde şirket içi çalışma barışını bozabileceği,

-Ekip çalışmasında bulunan bireylerin ve yöneticilerin sorumlu olduğu gruptan uzaklaşılabileceği, tam anlamıyla bağ ve aidiyet kuramayan personellerin iş çıkışlarını hızlandırabileceği düşünülmektedir.

Türkiye'nin konuştuğu davada şok ifade: 13 yaşında erkek 11 yaşında kız çocuğu teklif edildi

MESAİ SAATLERİNİN KISALMASI ÜCRETLERİ DÜŞÜRÜR MÜ?

Hayır düşürmez, çünkü asgari ücret uygulaması var. Ayrıca sosyal devlet ilkemiz doğrultusunda işçi yanlı politikalarımız mevcut. Mesai saatleri kısaltıldığı taktirde bunu bahane ederek ücret indirimine giden işverenler olursa hukuksal olarak kendilerinin zor duruma düşüreceğine inanıyorum.”

Cari açıkta ‘altın etkisi’

20 Şubat 2024 at 07:01

SERVET YILDIRIM - Ancak bu tür bir bakış bana göre çok anlamlı değil. Çünkü net enerji ithalatçısı konumunda olan Türkiye büyüyebilmek için enerji ithal etmek zorunda olan bir ülke. Türkiye eğer enerji ithal edemezse büyüyemez ve ihracat da yapamaz. Dolayısıyla enerji verimliliği alanında çok büyük bir teknolojik sıçrama yapmadıkça veya topraklarımızda ya da denizlerimizde zengin petrol ve gaz yatakları bulmadıkça enerji dahil rakamları dikkate almak zorundayız. Ancak altında durum biraz daha farklı.

Bir zamanlar ekonomi yönetiminde önemli görevlerde bulunan bir arkadaşım bu konuyla ilgili yazdığı makaleyi göndermiş. Başlığı çok ilgi çekici: “Kısa vadeli dış borç alıp düğünde altın takmak”. İçeriği ise çok daha ilgi çekici. O da ödemeler dengesinin detayına bakmış ve altın ticareti dikkatini çekmiş. Ve diyor ki: “Bir yılda 30 milyar dolarlık altın ithal edilmiş. Bunun 4.3 milyar dolarlık bölümünü ihraç etmişiz. Sonuç olarak, 25.7 milyar dolar verip, düğünde geline altın takmışız!”

Altın konusu önemli. Ama önce ödemeler dengesine dair 3 önemli noktayı vurgulamak lazım:

1- Altın ve enerji etkisi bir yana Türkiye “ne kadar cari açık o kadar büyüme” diye özetlenebilecek bir büyüme modeli izliyor. Diğer bir deyişle daha yüksek büyüme oranına erişmek için daha yüksek düzeyde cari açık vermek zorunda olan bir ekonomiye sahibiz.

2- İkinci realite ise cari açığın finansman kalitesinin düşüklüğü. Rekabet ettiğimiz ekonomilere kıyasla doğrudan yabancı sermaye yatırımı çekmekte zorlanıyoruz. 2000’lerin ortasında AB rüzgârıyla yılda 20 milyar doların üzerinde yatırım çekebilirken şimdi bu rakam tek hanelerde dolaşıyor. Bu durumda cari açığın finansmanı için daha kalıcı olan doğrudan yatırımlar yerine kısa vadeli olan portföy yatırımlarına başvuruluyor.

3- Türkiye önemli bir dış borç çevirme yükü ile karşı karşıya. Vadesi 1 yıl içinde dolacak olan dış borçların toplamı 225 milyar doları geçmiş durumda. Arkadaşımın dediği gibi “İhtiyaç buralara çıkınca ekonomi yönetiminin, hatta siyasi karar alıcıların, tüm önceliği bu büyüklükteki döviz ihtiyacını çevirmeye, ekonomiyi döviz krizine sokmamaya odaklanmış durumda. Örneğin önceliği fiyat istikrarı olan TCMB’nin en etkin para piyasası aracı, bankalardaki dövizlerle yaptığı swap işlemleri oluyor.”

Bu yıl ekonominin 2023’e göre yavaşlayacak olması nedeniyle cari açık yükü biraz daha hafifleyebilir. Ancak kalan vadeye göre kısa vadeli borç tarafında ödenmesi ya da çevrilmesi gereken miktar azalmıyor.

Bu noktada arkadaşım haklı olarak şu soruyu soruyor: “Burada durup şu konuyu çok dikkatli düşünmek zorundayız: Türkiye 260 milyar dolarlık altını yastık altında saklarken, 225 milyar doları nasıl çevireceğini hesabını yapıyor. Belki de ekonomik ve siyasi tavizler vermek zorunda kalıyor. O zaman, bu ve benzeri yapısal sorunları, hep beraber acı çekerek, en kısa zamanda çözemezsek çocuklarımız nasıl rahata erecekler?”

Çok boyutlu mesele

Altın ticareti 2 ucu keskin bıçak. Ödemeler dengesinde çok büyük dalgalanmalara yol açıyor. Geçen yılın ilk yarısındaki yüksek açığın arkasında altın ithalatındaki artış etkili olmuştu. Yıllık açığın ikinci yarıda azalmasının arkasında ise altın ithalatının getirilen kotayla gerilemesi var.

Peki kota getirilince sorun çözüldü mü? Hayır. Çünkü Mücevher İhracatçıları Birliği’ne göre kotayla birlikte altın kaçakçılığı patlamış; kotayla birlikte firmalar rekabet için yurt dışında üretim arayışına yönelmişiler. Türkiye’de altın madenciliği için yabancı firmalara izin verilmesi de sorunu çözmedi. Hem miktar düşüktü, hem de yaratılan değerin önemli bölümü yurtdışına çıktı. Ayrıca yaratılan çevresel hasarın boyutuna da geçen hafta tanık olduk.

Altın konusu çok boyutlu bir mesele. Arkadaşımın dediği gibi “Konu sadece düğün, dernek değil. Altının ticaretinin içinde kara para aklama, rüşvet gibi istenmeyen durumlar da söz konusu... Türkiye, kültürel yanı da etken olan bu soruna acil çare bulmak zorunda.”

Oteli 100 yapacak ülke 10’a çıkacak

20 Şubat 2024 at 07:01

58 yıllık Dedeman Hotels & Resorts International büyüme ve değişim sürecini sürdürüyor. İstanbul’da dün bir basın toplantısı düzenleyen Dedeman Holding ortaklarından Banu Dedeman, yeni dönem stratejisinin en önemli parçalarından olan yönetim değişikliğinin gerçekleştiğini ve sektörün tecrübeli isimlerinden Ergün Demiray’ın Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu açıkladı.

Banu Dedeman kendisinin ve kardeşi Rıfat Dedeman’ın artık yönetim kurulu üyesi olarak görev yapacağını belirterek “Dedeman markası Ergün Demiray yönetiminde hizmete devam edecek. Oğlum Murat Özmestçi ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak görev yapacak” dedi.

Otelcilik macerasına 1987 yılında Dedeman İstanbul’da vestiyer olarak başladığını anlatan Ergün Demiray, yıllar içinde hem Türkiye’de, hem de yurt dışında turizm sektörünün önde gelen markalarında yöneticilik yaptığını dile getirdi.

Dedeman markasının Türkiye’nin en önemli markaları arasında olduğunu, 2024 yılında başlattıkları projelerle büyüme ve değişim konusunda örnek gösterilecek bir sonuca ulaşacaklarını belirten Demiray “Bugün 9 ana marka, 29 hizmete açık ve imzalanmış 24 proje ile toplam 53 otel, yaklaşık 1700 çalışanımız ile hizmet veriyoruz. 2025 yılı sonuna kadar hizmete açık ve imza aşaması tamamlanmış otel sayısını 100’e, hizmet verdiğimiz ülke sayısını ise 10’a çıkarmayı hedefliyoruz. Yıl sonu hedefimiz ise markamıza katılan yeni otellerimizle birlikte 2.5 milyon misafir ağırlamak. Türkiye’nin en büyük yerli otel markası olarak Türk Hava Yolları’nın uçtuğu her yerde olmak istiyoruz” dedi.

Markayı gençleştirecek

Dedeman markasını yeni neslin tercihi olması için çalışacaklarını da dile getiren Demiray konaklamalarda, 1 Mart 2024 itibariyle Loyal Club üyelerine, 0-12 yaş ücretsiz, 12-20 yaş grubuna yüzde 30, 20-30 yaş grubuna ise yüzde 20 indirim uygulayacaklarını söyledi.

Dedeman ailesinin 4. kuşak temsilcisi olarak yönetim kadrosunda yerini alan Dedeman Hotels & Resorts International Yönetim Kurulu Başkan Vekili Murat Özmestçi de “Daha çok insanı, farklı beklentileri ve hayalleri kapsamak, özellikle gençlerin ve çocukların Dedeman’ı olmak istiyoruz. Bu noktada çocuklar ve gençlerle olan iletişimimizi artırmayı arzu ediyoruz” dedi.

100 milyon dolarlık veri merkezi yatırımı

20 Şubat 2024 at 07:01

Yaklaşık 100 milyon dolarlık yatırım yapılması öngörülen veri merkezinin 2025’in ilk çeyreğinde faaliyete geçmesi hedefleniyor. Faaliyetlerine veri taşıma ve barındırma hizmetleriyle başlayacak olan merkez, uzun vadede 6 megawatt kapasiteye kadar ulaşarak Vodafone’un Ege Bölgesi’ndeki en büyük kapasiteli veri merkezlerinden biri olacak.

Yeni veri merkezi ile birlikte Vodafone’un Türkiye’nin büyükşehirlerinde bulunan veri merkezlerinin sayısı 6’ya, beyaz alan büyüklüğü ise 13.500 metrekareye kadar ulaşacak.

Yeni hedefler

Vodafone İzmir Veri Merkezi projesi için Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ve Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali’nin katılımıyla İstanbul’da bir basın toplantısı düzenlendi. Engin Aksoy şunları söyledi:

“Bulut bilişim için güvenilir ve yüksek kapasiteli veri merkezlerine yatırım yapılması bir zorunluluk olmaya devam ediyor. Bu anlayışla DAMAC ile ülkemize yeni bir veri merkezi kazandırmak üzere güçlerimizi birleştirdik ve bir ortak girişim şirketi kurduk. Bu stratejik ortaklıkla amacımız, Türkiye’de ve diğer global pazarlarda veri merkezi tesisleri geliştirmek.”

Edgnex Data Centres by DAMAC Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Aqil Ali ise, “Türkiye’nin en geniş ve en eski şehirlerinden biri olan İzmir, konumu itibarıyla da Doğu Akdeniz Bölgesi’nin veri merkezi talebini karşılamak adına son derece elverişli” dedi.

Talep toplama sürecine hedefin 4.4 katı başvuru

20 Şubat 2024 at 07:01

Şirketten yapılan açıklamaya göre sermaye artırımı ve ortak satışı ile yapılacak halka arzda, pay başına satış fiyatı 16.20 TL olarak belirlenen Limak Doğu Anadolu Çimento, 3 milyon 356 bin 908 yatırımcıdan talep topladı.

Paylaşılan bilgilere göre, şirketin halka arzına yurt içi bireysel yatırımcılardan 2 kat, yurt içi kurumsal yatırımcılardan 10 kat talep gelirken, halka arzın toplam büyüklüğü 2 milyar 526 milyon TL oldu. Gelen talep, hedeflenen miktarın 4.4 katı olarak gerçekleşti. Şirketten yapılan açıklamaya göre, halka arzdan sağlanacak gelirin tamamı şirketin büyüme stratejisi kapsamında Ergani fabrikasının devralınmasında kullanılacak.

Limak Doğu Anadolu Çimento’nun hisseleri 22 Şubat’ta Borsa İstanbul’da düzenlenecek törenle BIST Yıldız Pazar’da ‘LMKDC’ koduyla işlem görmeye başlayacak.

Dört cephede güçlü ihracat

20 Şubat 2024 at 07:01

Mithat Yurdakul / ANKARA - Türkiye’nin ihracatı geçen yıl 255.8 milyar dolar ile rekorunu yenilerken, sanayi sektörü ihracatta başrol oynadı. Ankara Sanayi Odası’nın raporuna göre, ihracatın yüzde 81,5’i sanayi sektörü tarafından gerçekleştirilirkengemicilik, mücevher, savunma ve havacılık sanayii ihracatında yüzde 25’in üzerinde artış görüldü. Rapora göre Türkiye genelinde tarım sektörü tarafından gerçekleştirilen ihracatın payı yüzde 15,9, madencilik sektörü tarafından gerçekleştirilen ihracatın payı yüzde 2,6 oldu.

Büyük oyuncu İstanbul

İhracatta il bazında en büyük oyuncu İstanbul olurken, başkent Ankara ihracatını yüzde 5,9 artırarak en çok ihracat gerçekleştiren 5. il oldu. Ankara’nın ihracatında makine aksamları, kimyevi maddeler, otomotiv, madencilik ürünleri, elektrik ve elektronik başı çekerkenABD, Almanya, Çin, Romanya ve Irak Ankara’nın ihracat yaptığı en önemli pazarlar oldu. Mart ayında Ankara’nın ihracat hacmi ilk kez 1 milyar doları görürken nisan, haziran ve ağustos ayları dışında bu değerin altına düşülmedi. Ankara’da sanayi sektörünün 2023 yılı ihracatı 8,57 milyar dolar madencilik ihracatı 1,07 milyar dolar ve tarım ihracatı 823 milyon dolar olarak kayda geçti.

Küresel ihracattan pay yüzde 1.06 oldu

Ticaret Bakanlığı’ndan dün yapılan açıklamada, geçen yıl küresel ekonomideki belirsizlik ve Kahramanmaraş depreminin etkisine rağmen 255,8 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek ihracatı yapıldığı belirtilerek, “2023 yılının üçüncü çeyreğinde yıllıklandırılmış ihracatımız küresel ihracattan yüzde 1,06 pay alarak rekor tazelemiştir. 2023 Temmuz ayında 19,8 milyar dolar olan aylık ihracatımız Aralık ayında 23 milyara çıkmıştır. 2024 yılının ilk ayında yıllıklandırılmış ihracatımız 256,5 milyar dolar ile rekor seviyeye ulaşmıştır” denildi. Başta enerji fiyatları olmak üzere, emtia fiyatlarındaki dengeli seyirin etkisiyle ithalatta düşüş olduğu vurgulandı.

Kapının anahtarı kulaktaki çipte!

20 Şubat 2024 at 07:01

MELTEM GÜNEŞ / Ankara - Edinilen bilgiye göre,küpelerde yer alançipler sayesinde hayvanların hareketi daha sıkı takip edilecek.Kulak üzerinde yazan numaranın okutulması yerine, el terminalleri aracılığıyla ve kurulacak sabit okuyucular ile hayvanlar takip edilecek. Sistem sayesinde örneğin, kesimhaneye giden bir hayvan eğer kesim şartlarına uygun değilse, kesimhanenin kapısı o hayvana açılmayacak. Bir hayvanın aşıları yoksa veya hastalıklı bir bölgeden çıkmışsa hayvan pazarına girmesi elektronik sistemle daha hızlı engellenebilecek.

Üç doz şap aşısı

Sığır, manda, koyun, keçi gibi hayvanlarda rastlanan ve bulaşıcı olan şap hastalığı ile mücadele için her yıl rutin olarak ikidoz uygulanan aşı sayısı bu yıl üçe çıkarıldı. Aşıların ilki baskın aşılama programı kapsamında 29 Ocak-31 Mart tarihlerinde, ardından Kurban Bayramı öncesinde 15 Nisan-15 Haziran tarihlerindeki ilkbahar döneminde ve 16 Eylül-17 Kasım’ı kapsayan sonbahar aşılama döneminde gerçekleştirilecek. Üretim kapasitesinin artırılması hedefiyleaşı üretiminde de çalışmalar devam edecek.

TROY kullanımı yaygınlaştırılacak

20 Şubat 2024 at 07:01

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığındaki EKK, dün yılın ikinci toplantısını gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında yapılan yazılı açıklamada, 6 Şubat depremlerinden etkilenen bölgede son bir yılda konut ve altyapı ihtiyaçlarının giderilmesi ile ticari ve sosyal hayatın yeniden canlandırılmasına yönelik her türlü çabanın sarf edildiği ve gereken her türlü adımın atılacağı kaydedildi. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı “dengeli ve sürdürülebilir büyüme hedefi” doğrultusunda enflasyonu düşürmeye, kamu maliyesini güçlendirmeye, ithalata bağımlılığı azaltmaya ve cari açıkta kalıcı düşüş sağlamaya yönelik politikaların uygulamasına da devam edileceği aktarıldı.

Açıklamaya göre, gündemdeki konuların ele alındığı toplantıda TROY üzerinde de duruldu. Açıklamada şöyle denildi:

19 milyon kullanıcısı var

“Finansal altyapımızı güçlendirmek üzere teknolojisi Türkiye’de geliştirilen ve kartlı ödeme sistemleri alanında ülkemizin markası olan Türkiye’nin Ödeme Yöntemi’ne (TROY) ilişkin son dönem gelişmeler Kurul üyeleriyle paylaşıldı. TROY’un kullanımında düzenli bir artış gözlenmekte olup, tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın öncülüğünde TROY kullanımı yaygınlaştırılacak.”

Bankalararası Kart Merkezi’nin verdiği son bilgilere göre TROY’un 19 milyon civarında kullanıcısı bulunuyor.

❌
❌